Damlataş


Tipi:

Doğal

Derinlik:

22 m.

Uzunluk:

165 m.

Sıcaklık:

-

Fauna:

-

Döşeme Malzemesi:

-

Kontaklar:

-


Jeoloji:

-

Notlar:

-

Bulan (Tarih):

MTA (-)

Araştırma:

-

Morfoloji:

Damlataş Mağarası kuzey-güney uzanımlı kırık hattı boyunca Üst Jura-Alt Kretase yaşlı kireçtaşlarında gelişmiştir. Bulunduğu bölgenin karst taban seviyesinden (Göksu Nehri, 600 m) 500 m daha üst kotta (1100 m) bulunan mağaranın giriş ağzı 10 m genişliğe ve 2.5 m yüksekliğe sahiptir. Mağaranın giriş ağzından yaklaşık 10 m içeride traverten duvar akmataş ve damlama/akma etkisi ile oluşan sütun oluşumları bulunmaktadır. Bu bölüm aynı zamanda define avcılarının sıkça kazdıkları bölüme karşılık gelmektedir. Mağaranın bundan sonraki 40 m'lik irili ufaklı blokların yanısıra duvar damlataşları ve sütunlar içermektedir. Buradan mağaranın ikinci, asıl yoğun akmataş ve damlataşların bulunduğu bölüme geçilmektedir. Sütun grupları, duvar akmataşları, sarkıt ve dikitlerle kaplı olan bu bölüm yaklaşık 10 m tavan yüksekliğine sahiptir. Mağara girişine göre +2 m yukarıda bulunan bu bölümde -3 m ve -10 m'lik iki basamak halinde alt galeriye bağlanan bir baca yeralır. Mağara çökelleri ile kaplı bu ikinci salondan, ortalama +30 derece eğimli ve akmataşlarla kaplı yüzeyden en son bölüme geçilmektedir. Ana kırık sistemi olan KD doğrultusunda gelişen mağara, bu en son ölümde KB-GD doğrultusunda uzanım göstermektedir. Tavan yüksekliği 8 m, genişliği 4 m olan bu bölüm, girişe göre de mağaranın en yüksek yerini oluşturmaktadır (+3m). Mağara bu noktada tamamiyle traverten çökelleri ile kaplandığı için daha ileriye gidilememiştir. Damlataş Mağarası anakol sonu Ana galerinin altında bulunan ve en derin noktası girişe göre -22 m de bulunan alt galeri de KG doğrultusunda uzanmaktadır. Taban genişliği ve tavan yüksekliği yer yer 10 m'yi geçen bu bölüm; "ana galeri" kadar olmasa da yer yer duvar damlataşları, sarkıt, dikit ve sütunlarla kaplıdır. Mağara Gelişim Süreçleri: Damlataş Mağarası'nın yüzey morfolojik verilerin ışığı altında; Pliyosen dönemi sonundan itibaren üzerinde bulunduğu KG doğrultulu fayın boyunca geliştiği belirtilebilir. Bu fay aynı zamanda Pliyosen düzlüğü olan Meydancık Yaylası Mevkii'nin de gelişmesinde etkili olmuştur. Bu arada şu an tektonizmaya bağlı yükselen, KB ve GD'sundan derin vadilerce kesilmiş olan Meydancıkyaylası Mevkii eski bir polye olarak da tanımlanabilir. Özellikle Kuvaterner dönemi (Pleyistosen) buzul aktivitilerine bağlı gelişen deniz seviyesi değişimleri, kara içlerindeki drenaj sistemlerini de derinden etkilemiştir. Messiniyen (Üst Miyosen) krizinde Akdeniz'in tamamen kuruması gibi vadilerin hızla yarılması; mağara gelişimini de derinden etkilemiş, karst sistemlerinin genç yarılmalara bağlı olarak parçalanmasına neden olmuştur. Yarılmalara bağlı olarak yatağını derinleştirmeye başlayan akarsu sistemleri, o ana kadar gelişen aktif mağara sistemlerinin askıda kalmasına neden olmuştur. Başlangıcında bir karst sisteminin parçası olarak gelişen ve yeraltısuyu seviye değişimine bağlı olarak "Z" profili şeklinde salınım gösteren mağara, yeni vadi oluşumları ve mevcut vadilerin derinleşmesine bağlı olarak hızla vadoz ve bunu takip eden süreçte de fosil konuma geçmiştir. Bu süreçle eş zamanlı olarak da mağara oluşumları gelişmeye başlamıştır. Morfolojik gelişimi baz alarak yapılacak bir yorum Damlataş Mağarası'nın Pliosen sonu Pleyistosen başında gelişmeye başladığı şeklindedir.

Arkeoloji:

-

Efsaneler:

-



Gözlemler 0

Gözlem Yok