Sultanpınarı


Tipi:

Doğal

Derinlik:

58 m.

Uzunluk:

337 m.

Sıcaklık:

-

Fauna:

-

Döşeme Malzemesi:

-

Kontaklar:

-


Jeoloji:

-

Notlar:

-

Bulan (Tarih):

MTA (-)

Araştırma:

-

Morfoloji:

Orta Toroslar'ın merkezi yükselim alanında yer alan Sultanpınarı Mağarası çevresi; çok dönemli-çok kökenli gelişim özelliği gösteren jeomorfik sistemlerden meydana gelmiştir. Miyosen, Pliyosen ve Pleyistosen dönemlerinde oluşan ve iç içe geçmiş konumda bulunan bu şekillerin gelişimlerinde; yapı, lito-stratigrafik özellikler, Pleyistosen epirojenik hareketleri, iklim ve Göksu Nehri'nin Pliyosen-Pleyistosen gelişimi etkili olmuştur. İnceleme alanında bulunan Miyosen dönemine ait şekiller, genel olarak 1750 m'den yüksek kesimlerde yer alırlar. KB-GD yönlü ana orojenik hatlara uygun şekilde gelişen ve faylarla parçalanarak farklı yükselti kazanan ve değişik yönlere doğru eğimlenen bu dönem şekillerinin en karakteristik olanları; yüksek platolar halinde peneplen özelliğindeki aşınım yüzeyleri, asılı kalmış paleo vadiler ile parçalanmış polye ve uvalalardır. Günümüzde yüksek dağlar arasında uzanan ve çok dönemli gelişim özelliği gösteren polye ve uvalaların büyük bir bölümü, Miyosen şekillerinin devamı durumundadır. Sultanpınarı Mağarası yakın çevresinde en yaygın şekil grubunu Pliyosen reliyef sistemine ait olanlar oluştururlar. Yüksek tepeler ve bunlar üzerinde yer alan Miyosen şekilleri etrafında, dağ arası ovalar şeklinde uzanan bu dönem şekillerinin en karakteristik olanlarını aşınım yüzeyi parçaları, çok dönemli-çok kökenli gelişim özelliği gösteren flüviyo-karstik polye, uvala ve mağaralar, iç içe geçmiş oransız, kuru ve kör vadiler ile asılı paleo vadilerdir. Akdeniz'in Pliyosen düzeyi ve bu düzeye bağlı olarak gelişen Göksu Nehri ve kollarınca şekillendirilen bu şekiller, genel olarak 1500-1750 m'ler arası yüksekliklerde yer alırlar. Buna karşılık Pleyistosen şekilleri ise Pliyosen dönemi şekilleri ile iç içe geçmiş konumda görülürler. Çoğu yerde ana yapıya veya orojenik hatlara uygun olarak gelişen bu dönem şekillerinin en belirginlerini kancalı veya kafesli drenaj ağı, kapma ve birleştirme boğazları, subatan veya kaynak mağaralara bağlı kör ve çıkmaz vadiler, topografik eğime veya ana drenaj yönüne ters akışlı akarsular, iç içe geçmiş polye, uvala, dolin ve çok katlı mağaralar, kanyon şekilli vadiler, mağara kanyonlar, gelişememiş aşınım yüzeyleri ile glasiyo-karstik şekillerdir. Bölgede geniş alanlarda yüzeylenen ve bölge halkının sosyo-ekonomik gelişiminde son derece etkili olan polye ve uvalaların büyük bölümü, geçirimsiz birimler (özellikle Triyas, Kretase ve Eosen kırıntılıları) üzerinde gelişen Pliyosen paleo vadilerinin Pleyistosen'de parçalanarak karstlaşmaları sonucu gelişmişlerdir. Pleyistosen'de gelişen flüviyo-karstik Tufan Deresi uvalasının batı yamacında, vadi tabanından 100 m yukarda bulunan Sultanpınarı; Permiyen yaşlı kireçtaşları içinde Pliyosen sonunda gelişmeye başlamış, fosil ve aktif bölümleri olan, üç katlı bir mağaradır. Çok dönemli gelişim özelliği gösteren ve genel olarak DB yönünde uzanan mağaranın toplam uzunluğu 337 m'dir. Yatay-yarı yatay uzanımlı olan mağaranın girişi, doğu bölümünde bulunur. Ana galeriye sonradan bağlanan ve mağarayı düden konumuna getiren bu birinci bölüm, dar bir girişle başlamaktadır. Eğimli ve dar bir galeriyle devam eden bu bölüm, 25 m sonra ana galeriye bağlanır. Genel olarak menderesli bir boyuna profile sahip olan ve batıya doğru gelişen, ikinci bölüm olan ana galeri, genel olarak yatay uzanımlı olmakla birlikte; derinlikleri -2/-5 m arasında değisen 7 basamaktan oluşmuştur. En batıda yer alan son noktası ise, girise göre -39.5 m derinliktedir. Buna karşılık bu ana galeri orta kesimlerinde olan derinleşmelerle, mağaranın üçüncü katı veya en yeni bölümü gelişmiştir. Mağaranın aktif bölümünü oluşturan içinde belirgin akısı olan yeraltı deresi ve göller bulunan bu genç bölüm en derin kesimi, girişe göre, -58 m'de yer alır. Burada bulunan sular, Tufan Deresi kenarında, mağaranın hemen önünden kaynak olarak (Sultan Pınarı) yüzeye çıkarlar. Çok dönekli gelişimi karakterize eden, üç gelişim katından oluşan mağaranın ana galerisinin tabanının, alttaki derinleşmeye bağlı olarak belirgin bir eğim yönü yoktur. Bu galerinin tabanı, çökme ve oturmalara bağlı olarak, değişik yönlere doğru meyillenmiştir. Ayrıca içinde geliştiği kireçtaşlarının doğrultusu ve eğim yönü ile bunları kesen kırıklara bağlı olarak, mağara yan kolları ve girinti-çıkıntıları ile kafesli bir yapı kazanmıştır. Sultanpınarı Mağarası'nın genişliği 2-6 m, tavan yüksekliği ise 1-8 m'ler arasında değişen Ana Galeri'sinin içi her türden damlataşlarla (sarkıt, dikit, sütun, damlataş havuzları, örtü ve duvar damlataşları) kaplıdır. Gelişimleri devam eden bu şekiller sarı ve kırmızının tonları ile beyaz renklidirler. Mağaranın içinde ayrıca, özellikle fosil bölümlerde (mağaranın orta ve doğu kesimleri) blok, moloz, kum ve toprak depoları veya yığınları yer alır. Bu kesimler, yağışlı dönemlerde tavandan damlayan sular dışında bütünüyle kurudur.

Arkeoloji:

-

Efsaneler:

-



Gözlemler 0

Gözlem Yok